Rektum Kanserinde TEM Uygulaması - Kanser Hastanesi - Medical Park

Rektum Kanserinde TEM Uygulaması

Çoğunlukla erkeklerde görülen rektum kanserlerinin ameliyatları, yeni geliştirilen TEM yöntemiyle, artık daha az ağrılı ve zahmetsiz oluyor. Özel dizayn edilen TEM aleti sayesinde karnın kesilmesine gerek kalmadan hasta ameliyat ediliyor. Böylece kesi izi, fıtık riski, karından dışkılama (torba) olmuyor ve hasta iki günde taburcu oluyor.

rektum kanserinde TEM uygulaması

Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 20’sini oluşturan rektum kanserleri, yeni geliştirilen TEM (Transanal Endoskopik Mikrocerrahi) yöntemi sayesinde karın açmaya ve hastaların en büyük korkusu olan torbaya (karından dışkılama) gerek kalmadan ameliyat edilebiliyor. Türkiye’de henüz yeterince bilinmeyen TEM yöntemini uygulayan az sayıdaki isimden biri olan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Turgut İpek; rektum kanserleri ve TEM yöntemiyle ilgili bilgiler verdi:

Kalın bağırsağın makata (anüs) açılan bölümüne rektum adı verilir ve bu bölümden kaynaklanan kanserler rektum kanseri adını alır. Rektum kanseri, kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 20’sini oluşturur. Bazı çalışmalarda, yaşam boyu rektum kanseri gelişme riski yüzde 6 olarak belirlenmiştir. Rektum kanseri, erkeklerde kadınlara oranla daha sıktır, 35 yaşından sonra sıklığı artar, 70 yaş sonrası ise en sık görüldüğü dönemdir.

TEM YÖNTEMİ NEDİR?

Rektal kanser tanısı konulduysa, büyük olasılıkla ‘açık’ ameliyat gerekir. Cerrah, tümöre ulaşıp çıkarmak ve kanserin yayılıp yayılmadığını görmek için komşu dokuları incelemek amacıyla karında deri ve kaslar üzerinde geniş bir kesi yapar. Ancak rektum kanserlerinin tedavisinde yeni geliştirilen minimal girişimsel ameliyat yöntemi TEM sayesinde, artık bu hastalıkların ameliyatlarında karın açma ve hastaların en çok korktuğu, kalıcı kolostomi (karından dışkılama ya da halk arasında bilinen adıyla torba) son buluyor. Kolostomi; kalın bağırsağın karın duvarına açılmasıdır. Karın duvarına yapıştırılacak özel bir torba ile dışkının birikmesi sağlanıyor. Kolostomi ve torba, rektum kanseri hastalarının en büyük kabusudur. TEM yöntemi, hastaların bu çilesine korkusuna son veriyor.

Rektum kanserlerinde karın açmaya gerek kalmadan anüsten girerek ameliyat yapılmasını sağlayan yöntem, hastalar açısından birçok avantaj taşıyor. Karın ameliyatlarında kullanılan laparaskopik ameliyatlara benzeyen TEM yöntemi, geleneksel ameliyatlara kıyasla, her şeyden önce daha az ağrı ve hızlı iyileşme süresi sağlıyor. TEM ameliyatı sonrasında hastaların iyileşme süreleri çok daha kısa ve zahmetsiz oluyor. Bunun nedeni; kısmen, cerrahın, geniş bir hareket alanına gereksinim duyduğu için geniş bir ameliyat kesisi yapmasını gerektiren geleneksel ameliyat aletleri yerine, özel dizayn edilen TEM aletiyle makattan girilerek hastada herhangi bir kesi yapılmamasıdır.

İKİ GÜNDE TABURCU

TEM bölgesel anestezi ya da genel anestezi altında yapılıyor. Cerrah önce rektumu karbondioksitle şişiriyor. Böylece endoskopiyi ve ameliyat aletlerini dolaştırmak için gerekli alan açılmış oluyor. Bu ameliyatın tamamlanması 1-1.5 saat sürebiliyor. Ameliyatın ardından hastaya ağızdan ağrı kesici veriliyor ve hasta hemen yemek yemeye veya bir şeyler içmeye başlayabiliyor. Hastanede kalış süresi bir ya da iki gün oluyor.

KARIN AÇILMIYOR

‘Transanal endoskopik mikrocerrahi’ ameliyatı olarak bilinen TEM yöntemiyle; anüs yakınında yer almakla birlikte doku derinliğine sıçramamış olan bazı ufak ve erken evrelerdeki tümörler, anüsten girilerek alınabiliyor. Transanal ameliyatın üstünlükleri arasında; karında bir kesinin gerekmemesi ve hekimlerin çoğu durumda anüsü ve sfinkteri olduğu gibi bırakmasına olanak vermesi de bulunuyor. Bu durum, hastaların en büyük korkusu olan torbanın gerekmeyeceği anlamına geliyor.

POLİPLER VE TÜMÖRLER TOPLANIYOR

TEM yöntemi ayrıca rektumda makattan ulaşılamayacak kadar yukarıda bulunan tümörlerin ve kolonoskopi sırasında çıkarılması olanaklı olmayan büyük rektal poliplerin çıkarılmasında da kullanılabiliyor.

Araştırmalar TEM’in; polipi veya T1 ya da seçili T2 tümörleri olanlarda hem güvenli hem de etkili olduğunu ve açık ameliyata göre daha az komplikasyon ortaya çıktığını gösteriyor. (T, tümörün ne derece yayıldığını gösterir. Hem T1 hem de T2 tümörleri erken evre tümörleri olarak değerlendirilir, çünkü bağırsağın kas katmanını tutmamışlardır.)

Rektum kanseri ameliyatlarında; hastanın durumu, tümör lokalizasyonu ve tümörün evresi önemli rol oynar. Hastaların genç ya da yaşlı oluşu ile sağlıklı ya da düşkün oluşu, daha ciddi ameliyatları kaldırıp kaldırmayacağı dikkate alınmalıdır. Zira; büyük ameliyatların ölüm riski yüksek, ameliyat sonrası iyileşmesi de zordur.

CERRAHIN TECRÜBESİNİ SORGULAYIN

Tümör büyüklüğü ve barsak duvarını çevresel olarak ne kadar tuttuğu TEM uygulaması açısından önemlidir. Tümör evrelemesi için CT, MR tetkikleri yanı sıra ERUS (endorektal ultrasonografi) tetkikleri kullanılmalıdır. Tümörün dokulara olan derinliği ve bölgesel lenf bezleri hakkında bilgi, ameliyat seçeneğini değerlendirmede önemlidir.

Ancak burada önemli olan nokta, bu tekniğin uzman ellerde ve güvenilir adreslerde yapılması gerektiğidir. Ciddi bir öğrenme süresi ve gayet maliyetli teknik ekipman gerektirdiğinden TEM yaygın bir uygulama değildir. TEM düşünenlerin, bu işlemi yapabilecek bir cerrahın bulunduğu tam teşekküllü merkezlere başvurmalarında fayda var. Hatta bu yöntem için başvurulan cerrahın TEM için özel eğitim alıp almadığı, yaptığı kalın bağırsak ameliyatı sayısı sorgulanmalıdır.

TEM YÖNTEMİ İÇİN UYGUN DURUMLAR:

• Alt rektumda (8-10 cm içinde) yerleşmiş olan tümörler
• Rektum çevresinin 1/3’ünden azını tutan tümörler
• Polip şeklinde tümörler
• Lenf bezlerinde tutulum olmayan tümörler

REKTUM KANSERLERİNİN NEDENLERİNE DİKKAT:

BESLENME: Kırmızı et ve yağdan zengin diyetle beslenme rektum kanseri için risk faktörü oluştururken; liften zengin ve hayvani yağdan fakir diyet, dışkıyı yumuşatır ve kanser için risk faktörlerini azaltır ve böylelikle rektum kanseri açısından koruyucudur.

GENETİK: Birinci derecede aile bireylerinden birisinde rektum kanseri varsa risk 2 kat, birden çok aile bireyinde rektum kanseri varsa risk 4 kat artar. Birinci derecede aile bireyinde rektum kanseri 45 yaşın altında görülürse risk 12 kat artar.

POLİPLER: Rektum kanserlerinin yüzde 15-20’sinde polip vardır. Kalın bağırsağından polip alınan kişilerde kalın bağırsak veya rektum kanseri yönünden risk sağlıklı nüfusa oranla 3-8 kat daha fazladır.

ALKOL: Günde 30 gramdan fazla alkol alımı

SİGARA: Tüm kanserlerde olduğu gibi rektumda da önemli bir risk faktörü.

BU BELİRTİLER VARSA REKTUM KANSERİNDEN ŞÜPHELENİN!

• Makattan kan gelmesi: Rektum kanseri hastalarının yüzde 60’ında bulunur. Dışkı ile birlikte mukus (sümüksü akıntı) olabilir.
• Dışkılama alışkanlıklarda değişiklik: Hastaların yüzde 40’ında dışkılama alışkanlıklarda değişiklik ve bazılarında ise dışkı çapında incelme mevcuttur.
• Karın ağrısı: Rektum kanseri hastalarının yüzde 20’sinde görülür. Kısmi kalın bağırsak tıkanıklığı durumunda aralıklarla kıvrandırıcı tipte veya açıklanamayan karın ağrısı izlenir.
• Demir eksikliği anemisi: Gün boyu yorgunluk ve halsizlik hissetmeye, soluk görünmeye neden olur.
• İştahsızlık: Vakaların yüzde 10’unda görülür.
• İdrarla ilgili sorunlar: Rektum kanseri hastalarında idrar sorunlarının gözlenmesi, sıklıkla tümörün mesane veya prostata yayılması sonucunda görülür.
• Kalın bağırsak tıkanıklığı: Vakaların yüzde 10’unda görülür.
• Kalça kemiğinde ağrı: Vakaların yüzde 5’inde ve sinirlerin tümör tarafından tutulduğu durumlarda görülür.

Rektum Kanserinde TEM Uygulaması hakkında bilgi almak için hemen başvurun!

Kullanım Sözleşmesini okudum ve kabul ediyorum