Tedavide Yan Etkiler - Kanser Hastanesi - Medical Park

Tedavide Yan Etkiler

Kemoterapinin Yan Etkileri ve Başa Çıkma Yöntemleri

Kemoterapinin uygulandığı gün ve sonraki birkaç gün hastalarımız kendilerini yorgun ve halsiz hissedebilirler. Uyku hali olabilir, iştahları bozulabilir. İlk birkaç gün yakınların refaketi gerekebilir. Araç sürmekte zorlanabilirler. Günlük aktivitelerini tam olarak yerine getiremeyebilirler. En sık görülen yan etkiler bulantı ve kusmadır.

İlk birkaç gün geçtikten sonra yaşam yeniden normale dönmeye başlar. Koşullar uygunsa tekrar çalışmaya da başlanabilir. Ancak çalışma ortamanın kişiyi zorlamayacak ve yormayacak nitelikte olması önemlidir. Bu süreçte istirahat etmek tercih edilmektedir.kanser

Kemoterapi süreci kanserli hücrelerin yanısıra hızlı bölünen normal hücrelerimize de zarar verebilir. Bir çok yan etkinin altında yatan neden de budur. Vücudumuzda hızlı bölünebilen hücrelerimiz, kemik iliğimiz, sindirim sistemimiz, üreme organlarımız ve saç köklerimizde bulunduğu için yan etkiler de en çok bu bölgede oluşur. Bu yan etkilerin ve sonuçlarının önceden  bilinememesi nedeniyle tedavi sürecinden önce hastaların “tedavi onay formları” hastalara okutulur, hasta bilgilendirildikten sorna onayları alınarak tedavi sürecine başlanır.

Kemoterapinin yan etkilerinin çoğunluğu tedavi esnasında yaşanır. Tedavi kesildikten sonra hastanın bünyesine ve kullanılan ilaçların özelliğine bağlı olarak bir süre sonra tamamen ortadan kalkar. Çok nadir olarak kullanılan ilaçlara ve kanser türüne göre ikincil kanserler veya kalıcı organ hasarları görülebilir. Günümüzde kemoterapinin yan etkileri ile başa çıkabilecek bir çok yardımcı yöntem geliştirilmiştir.

Teknolojiyle birlikte gelişen kanser ilaçları yardımıyla 10-15 yıl öncesine göre hastaların yaşam kalitelerinde belirgin bir artış görülmektedir.

 

Halsizlik:

Kesin bilinmemekle birlikte tek bir nedene bağlı olmadığı düşünülen halsizlik, kanserli hastaların en çok şikayet ettiği sorundur. Öyle ki anketlerde ağrı ve bulantı-kusmadan daha fazla şikayet konusu olan halsizlikle çok yönlü mücadele etmek gerekmektedir. Medikal onkoloğun uygun göreceği çeşitli ilaç ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin yanı sıra enerjinin akılcı kullanılması, günlük aktivitelerin iyi planlanlanması, hafif yürüyüş ve egzersiz programları, uyku sorunlarının ve kemoterapi yan etkilerinin giderilmesi, ağrıyla ve depresyonla mücadele, bol sıvı alınması ve beslenmenin maksimumda tutulması gibi çeşitli yollarla halsizliğin üstesinden gelinebilir.

 

Bulantı ve Kusma:
kanser

  • Gelişen teknoloji ve  ilaçlarla birlikte bulantı ve kusma yan etkileri eskiye oranla daha az görülmektedir. Dikkat edilmesi gerekenler:
  • Bol sıvı alınması (Yemeklerle birlikte değil, yemeklerden 1 saat önce veya sonra)
  • Yemeklerin yavaş ve bol çiğnenerek tüketilmesi
  • Sık aralarla ve az miktarda yemek yenmesi
  • Kokuların rahatsız etmemesi için  yemeklerin tercihen oda ısısında veya soğuk yenmesi
  • Ağızda yaralar yoksa sabahları kuru yiyecekler tüketilmesi
  • Günde yaklaşık 500-1000 mg zencefil alınması
  • Elma veya üzüm suyu gibi soğuk, posasız, ve şekersiz meyve sularının tercih edilmesi
  • Rahat ve bol kıyafetler giyilmesi
  • Bulantı geldiğinde derin ve yavaş nefes alınması
  • Yoga, meditasyon gibi çeşitli gevşeme yöntemlerinin uygulanması
  • Yemekten 2 saat sonra istirahat edilmesi ancak düz yatılmaması
  • Kemoterapi öncesinde hafif bir yemek yenilmesi ancak tedavi esnasında bulantı oluyorsa birkaç saat öncesinden yemek yenmemesi
  • Ülser, gastrit, reflü gibi sorunların da aynı anda tedavi edilmesi
  • Kahve, alkol ve sigaradan uzak durulması
  • Stres yaratan sosyal ortamlardan uzak durulması

kanser

 

Saç Dökülmesi:

Geçici bir yan etkidir. Kemoterapi tamamlandıktan sonra saçlar yeniden çıkmaya başlar. Bazen yeni çıkan saçların yapısı ve rengi değişiklik gösterebilir. Her kemoterapi ilacı saç dökülmesine neden olmaz. Aynı ilaç farklı hastalarda değişik oranlarda saç dökülmesine neden olabilir. Genelde 3-4 hafta içinde dökülme başlarken bazı durumlarda daha da gecikebilir.

Saçlı deride kemoterapi sonrasında hassasiyet oluşabilir. Tahriş etmemeye ve güneşe doğrudan mağruz bırakmamaya dikkat edilmelidir. Saç dökülmesinden sonra peruk, bandana, eşarp kullanmakta sakınca yoktur. Henüz dökülmemiş saçlar için boyama, perma, fön gibi yöntemlerden uzak durulmalıdır.

 

Cilt ve Tırnak Sorunları:

Kemoterapi esnasında çoğunlukla ciddi olmayan, geçici cilt ve tırnak değişiklikleri olabilmektedir. Örneğin kızarıklık, döküntüler, kaşıntı, ciltte soyulma, kuruluk, akneler gibi.

Bazı ilaçlar verildiği damar boyunca ciltte renk değişiklikleri yapabilmektedir.

  • Ciltte kalıcı lekeler ve döküntürden korunmak için kemoterapi hastaları güneşe mutlaka korunarak çıkılmalı
  • Güneşten korunmak için 20 faktörlü koruyucu krem kullanılabilir
  • Tırnaklarda renk değişiklikleri (koyulaşma-sararma) görülebilir, kolay kırılma, dikey veya yatay çizgileler oluşabilir.
  • Ciltte oluşabilecek her türlü değişiklik gecikmeden hekime aktarılmalı

 

Bağırsak Sorunları:

Kemoterapi ilaçları, ağrı kesiciler, bulantı ilaçları, depresyon ilaçları kabızlığa neden olabilir. Nadiren bazı kanserlerde ishal de gözükmektedir. Bağırsak sorunlarına karşı:
kanser

  • Bol sıvı alınmalı
  • Sık aralıklarla az besin tüketilmeli
  • İshalde potasyum kaybı görüleceğinden muz, patates, kayısı, şeftali nektarı gibi potasyumdan zengin besinler tercih edilmeli
  • Kabızlık durumunda lifli ishal durumunda düşük lifli besinler (şehriye, pirinç, beyaz ekmek, püre gibi) tercih edilmelidir.
  • Rasgele ilaç kesinlikle kullanılmamalıdır
  • Çok sıcak veya çok soğuk yiyeceklerden uzak durulmalıdır
  • İshali arttırabileceğinden ötürü kızartmalar ve yağlı baharatlı besinlerden uzak durulmalıdır.

 

Ağız İçi Sorunları:

Kemoterapinin etkisiyle ağız, boğaz ve diş etlerinde hafif kızarıklık ve sızlamadan ciddi kanamalı ağız yaralarının açılmasına varabilen ve “mukozit” olarak adlandırılan ağız içi sorunları görülebilir. Mukozit oluşumu ağız hijyeni bozuk kişilerde daha fazla görülmektedir. Kemoterapiye başlanmadan önce diş ve dişte tedavilerinin yaptırılması önemlidir.

Kemoterapi esnasında yumuşak bir diş fırçası ile diş ve diş etlerini tahriş etmeden nazikçe her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Diş fırçaları iyice temizlenip kuru bir yerde muhafaza edilmelidir. Her yemekten sonra ve gece yatmadan ağız ılık tuzlu su ile çalkalanmalıdır. Kabuklu kuruyemişler yenmemelidir. Yemekler yavaş yenmeli, yanak ve dil ısırılmamaya çalışılmalıdır.

 

Enfeksiyon:

Kemoterapi ile vücudun bağışıklık sistemi zayıflar ve mikroplara açık hale gelir. Özellikle yaşlı ve beraberinde şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, kalp damar hastalıkları, solunum sıkıntısı gibi ilave sorunları olan hastalarda enfeksiyonlara yakalanmak sanılandan çok daha kolaydır.

  • Tedaviye başladıktan sonra kalabalık insan topluluklarının arasına mecbur kalmadıkça girilmemelidir. (Sinema, tiyatro, toplu taşıma, vb.) Kalabalık ortamlarda en kısa zamanda iş bitirilmeli ve o esnada maske takılmalıdır. Eller asla ağıza ve yüze sürülmemelidir. Eve dönünce eller yıkanmalıdır. İnsanlarla tokalaşmak, öpüşmek ve sarılmaktan uzak durulmalıdır.
  • Kemoterapi esnasında gününde, tercihen evde ve hijyenik koşullarda pişirilmiş yiyecekler tüketilmelidir. Kabuğu soyulabilen her besin kabuğu soyularak tüketilmelidir. Sebze ve meyveler bol suyla ve dikkatlice yıkanmalıdır. Çiğ et ve çiğ yumurta kesinlikle tüketilmemelidir.
  • kanser

  • Tedavi süresince evde evcil hayvan bulundurulmamalıdır
  • Evde dijital bir ateş ölçer bulundurulmalı hasta kendi ateşini ölçebilmelidir. 38 derecenin üzerine çıkmış ateşte mutlaka hekime danışılmalıdır.
  • Erkekler tıraş olurken jilet yerine elektirikli traş makinesi kullanmalıdır.
  • Bahçe işleriyle uğraşırken mutlaka eldiven giyilmelidir.
  • Kemoterapi esnasında canlı aşılar yaptırılmamalı, hekimin direktiflerine uyulmalıdır.
  • Dışkılama sonrasında makat bölgesi tahriş edilmeden temizlenmeli, ağır hemoroid durumları hekime bildirilmelidir.
  • Ilık duş alınmalı ve vücudu tahriş etmeyecek yumuşak liflerle temizlenmelidir.
  • Sivilceler sıkılmamalı, vücutta oluşan yaralanmalara usulüne uygun pansuman yapılmalıdır.

 

Kan ve Pıhtılaşma Sistemi:

Gerek kanserin kendisi gerekse yapılan tedaviler kanama ve pıhtılaşma sisteminde sorunlara yol açabilir. Kanserli hastalarda pıhtılaşma sistemi kolayca aktifleşebilir  ve bazen yaşamı tedhdit edici sorunlara yol açabilir. Aşağıdaki durumlarda hekime başvurulmalıdır

  • Ciltte küçük kırmızı beneklerin oluşması
  • Beklenmeyen morarmalar
  • Kırmızı veya pembemsi idrar yapma
  • Siyah veya kanlı dışkılama
  • Beklenmeye vajinal kanama, normalden uzun süren regl dönemleri
  • Bacaklarda sıcaklık, şişlik, kızarıklıklar oluşması.

 

Sinir ve Kas Sorunları:

Bazı kanserler sinir sisteminde çeşitli sorunlara yol açsa da, en sık karşılaşılan, kemoterapi ilaçlarının neden olduğu sinir harabiyetidir. Bunların büyük kısmı geçicidir ancak iyileşme süreleri uzun sürebilir. Bir kısmı da kalıcı olabilir ve iyileşmeyebilir. Bu durumlara nöropati denmektedir. Uyuşmalar, karıncalanmalar, yanmalar, yürürken veya istirahatte oluşan ağrılar, titremeler, işitme kaybı, kabızlık, nesneleri tutmakta güçlük, denge kaybı, kas kuvvetinde azalma, soğuğa temas edince oluşan ağrılar, yürüme güçlüğü gibi belirtiler birer nöropati etkisi olabilir. Bu durumlarda mutlaka hekime danışılmalıdır.